Mis!

Mis!

[Flash 9 is required to listen to audio.]
1 oynatma
Tap?las?.

Tap?las?.

T?TAN?C.

T?TAN?C.

kalpsiz.

Sen ne düşüncesiz insansın ya. Insan dusunmez mi bensiz ne yapar bu diye.

O kadar sure sonra birlikte oldugun insanin bu kadar dusuncesiz oldugunu anlamak cok koyuyor adama.

Arada aklima geliyo biliyo musun.

Ne yapiyo, nasil gidiyo diye.

Sonra bi ofke bi nefret bi anda icimde bi kin.
Sonra gulumseyisin aklima geliyo, birak nefreti, icimdeki hersey eriyip bitiyor.

Butun organlarim yaniyor. Geriye kalan tek sey senin icin atan kalbim oluyor.

İç sesim bana ait değil sanki. İçimde başka biri konuşuyor.

Korkak.

“Hayatimin en guzel yaslarindayim.”
Bu tesellinin buyuk bir yalandan ibaret oldugunu anladim bugun.

“Yaris ati’ gibi olmak insani cok sıkıyor.
Sinavlar bitmiyor ki. Su orta okul bitsin tamam, su lise bitsin rahatlicam, ah su universite bitse.

Ondan sonra da is bulma kosusturmasi varmis. Bitmiyor ki arkadas.

Neyse.

Arkadas ortaminin ne kadar onemli oldugunun farkindayim.

Universite’de -gecebilirsem eger- gecmise dair kimse olmayacak. Olacak; ama sadece 5 kisi.
Ilerisi yok.

Ve son olarak.

Ben cok sıkılıyorum. Tatile gitmem lazim.

Uzaklasmam lazim.

Yasadigim sıkıntıları geride bırakmam, dondugumde yenılenmıs olmam lazım.

Insanlara verdıgım degerler o kadar kontrolsüz ki. Nasil baglaniyorum belli degil. Insanlar cok kolay vaz gecebiliyor, cok kolay hayir diyebiliyor. Ayni sey benim icin gecerli degil malesef.

Umursamaz olmam lazim. Vazgecmem lazim.

Kisacasi unutmam lazim.

Bir gün evi düzerlerken fark ettim. Bir de baktım ki, benden çok Yaman’ın eşyaları var… Küçük küçük poşetlerle sızmıştı. Aşk bir sızma halidir… Yaman o kadar temiz bir adamdı ki ona kızamazdınız. Bir o kadar da yiğitti. Ben derdim ki; bu adam ne zaman yorulacak! Meğer acelesi varmış…Her şeyi o kadar yoğun, hızlı ve coşkulu yaşıyor ve yaşatıyordu ki büyüleyici bir şeydi bu. Ben köşeleri çok olan bir insandım. Yaman beni eğitti… Aşk kendinden vazgeçme halidir, kendi benliğini ezmeden ‘biz’ olabilme halidir… İnsan egosu denetlenmesi en güç şeydir. Bunu ancak aşk becerebilir, sadece aşk ile üstünden atlayabilirsiniz… Biz birbirimize karşı çok saygılıydık… Eee bazen de sıkılırdık, hele üç beş aydır bir aradaysak birbirimizin gözüne bakardık, önce kim gidecek diye, böyle nefes molaları da verirdik…
Döndüğümüzde yepyeni bir enerji ve hasret bekliyor olurdu bizi… Aşk bazen de bir kıyamama halidir… Şunu çok açık yüreklilikle söyleyebilirim, o benden daha iyi bir insandı… O kadar bebek, o kadar adam, o kadar temiz, onun kadar beklentisiz, onun kadar temiz yaşamayı öğrenmeye çalıştım. Buradan bir öğretmen öğrenci ilişkisi anlaşılmasın… O, o kadar ahlaklı ve temizdi ki, yaşam biçimi ve duruşu karşısında başka türlü olamazdınız. Onun yanında kirli kalamazdınız. Böyle bir şölen gibi, bir lunapark gibi sevdalık yaşayınca bu görkemi taşımayan her şey bir çadır tiyatrosu gibi geliyor insana… Bu ateşle yanma hali o kadar derinden, için için yanıyor ki, dönüp bir başka ölümlüyü yakmaya içi elvermiyor insanın…

Yaman’la her günümüz sevgililer günüydü…Eşine bu kadar çok çiçek getiren bir adamı daha analar doğurmamıştır…Biz birçok defa sabah uyanıp birlikte gün doğumunu seyreder, ne bileyim çingene vapuruna binip sabah erken boğazı turlardık. Bugün eksik olan ne? Bu topraklarda eksik, aşk ve mutluluk kutsanmaz, ayrılık ve acı kutsanmıştır… Birlikteliklerdeki tutku kutsanmaz da, ayrılıklardaki tutku kutsanır hep…Yaralarıyla mutlu olmaya daha yatkın bir kültüre sahibiz biz..

MERAL OKAY

Moralimi hiç birşey bozamaz! -Pazartesi. Oha amına koyim o kadar da değil:(